Borsa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Borsa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Haziran 2019 Salı

Borsadaki Başarılı Yatırımcıların 6 Önemli Özelliği

Günümüzde Türkiye'de borsada yaklaşık 300 bin yatırımcı olduğu biliniyor. Bu yatırımcıların bir kısmı uzun vadeli al tut şeklinde yatırım yaparken bazıları daha fazla kazanabilmek için daha çok vakit ayırmakta ve kısa vadeli stratejiler izlemekte. Bu yazımızda kısa ve orta vadeli yatırım stratejileri izleyen borsa yatırımcılarını başarılı kılan 6 önemli özelliği anlatacağız.

1- Finansal Muhakeme Becerisi

Bazıları finanstaki ve ekonomideki temel ilişkileri onlarca kez okuduğu halde anlayamazken bazıları doğuştan anlama becerisi ile yaratılmıştır. Bu beceri, iyi yatırımcıları çoğunluğun düştüğü hatalardan koruduğu gibi onların çoğunluğun göremediği ve algılayamadığı ilişkileri yakalamalarına yardımcı olur.

2- Araştırmacılık

İyi bir yatırımcı ülke ekonomisini, yatırım yapacağı şirketleri ve rakipleri üşenmeden derinlemesine analiz eder ve ulaşabildiği bütün kaynakları kontrol eder. Ufak üşengeçlikler pahalı sonuçlar doğurur.


3- Tecrübe

Yatırımcılar büyük yatırım gurularının hayatlarını defalarca okusa, bir çok ülke endeksini, hisse verilerini ve geçmiş haberleri derinlemesine analiz etse bile bu alandaki hiçbir çalışma tecrübenin yerini doldurmamaktadır. Yaşanmış tecrübeler ve alınan dersler iyi bir yatırımcı olmak için büyük önem arzeder.

4- Soğuk kanlılık 

Bir yatırımcıyı; yatırımlarından elde ettiği kazançlar  çok mutlu, kayıplar ise çok mutsuz ediyorsa, bu durum onun yanlış karar vermesine, sabırsız davranmasına yol açabilir. İyi yatırımcılar bütün senaryolara hazırlıklı olduğu gibi mantıklı düşünme becerisini hiçbir koşulda kaybetmezler. Bu yüzden hiç bir olasılık onlar için sürpriz değildir, önceden hazırladıkları aksiyon planı onların karda da güneşli havada da etkin performans göstermesine yardımcı olur. Rastlantısal başarılar ve düşük olasılığa sahip olduğu halde gerçekleşen risklerin uzun vadeli yatırım yolunda her yatırımcının zaman zaman tecrübe ettiği durumlar olduğunu bilirler.

5- Gerçek veriye dayalı aksiyon alma

İnsanların genel düşünceleri ve ön yargılı tutumları iyi yatırımcılar için önemli değildir. Doğru ve anlamlı bilgiye dayanan analizlerle kendilerine yön çizerler. Hangi verinin ne kadar doğru, anlamlı ve önemli olduğunu sorgulayabilirler. Şirketlerin uzun vadeli performansına etki etmeyecek bir çok haberin ilk yayınlandığında gereğinden fazla tepki gördüğüne, hisse fiyatlamasında önemli değişiklikler yarattığına ve uzun vadede ise anlamını yitirdiğine çok şahit olmaktayız. Diğer yandan asılsız ve maniplasyon şeklinde üretilmiş bir çok haber de borsa yatırımcılarını aldatmak amacıyla ortaya çıkarılabilmektedir. O yüzden iyi bir yatırımcı öncelikle gerçek ve yanlış haberi ayırt edebilmeli, ardından ise gerçek haberin şirkete etkisini objektif ve matematiksel yöntemlerle irdeleyebilmelidir. 

6- Çalışkanlık

Bilgiye ulaşma; bilgiyi analiz etme; başkalarının tecrübelerinden faydalanma; aynı analizi üşenmeden defalarca yapma; en ufak bir ayrıntıya önem verme; ekonomi, pazarlama, istatistik, yönetim ve finansal analiz gibi konularda yatırımcının kendini geliştirmesi; bir çok kaynağı takip etme ve bir çok raporu ve yayını okuma ciddi çalışma ve çaba gerektiren bir süreçtir. Çalışkanlık borsa yatırımcılarının başarılı olması için yukarıda sayılan diğer maddelerin hayata geçirilmesinde de önemli role sahip kapsayıcı bir maddedir.

Bu yazıda borsada başarılı olan yatırımcıların 6 önemli ortak özelliğini anlatmaya çalıştık.



25 Nisan 2019 Perşembe

Borsada Değer Yatırımı Hakkında


Borsada değer yatırımcısı olmak zaman alıcı ve iyi yönetilmesi gereken bir süreçtir. Bazı yatırımcılar yatırım yaptıkları şirketten son derece emin bir şekilde yatırım yapmaktadırlar. Bu yatırımcılar şirketin finansal tablolarını, faaliyet raporlarını, şirket ile ilgili haberleri takip ederler, forumlardan ve diğer kaynaklardan bilgilere ulaşmaya çalışırlar ve analist raporlarını okurlar. Bunun sonucunda yatırım yaptıkları şirket hakkında net bir görüşleri oluşur ve çoğu zaman kendilerinden oldukça emindirler. İddialı bir şekilde belli bir şirket için net bir piyasa değeri hesaplayabilirler ve şirketin kısa ve uzun vadede gideceği fiyatı tahmin edebilirler. Bu yüzden portföylerinin azımsanmayacak bir bölümünü yalnızca bir hisseye yatırabilirler.

Bu tutuma sahip yatırımcıların yanılmalarına ve ciddi risklere maruz kalmalarına neden olan birkaç unsur vardır.

(1) Bir şirket hakkında ne kadar çok bilgiye ulaşılmış olursa olsun, yine de şirket hakkında bilinmeyen, yalnızca az sayıda yatırımcının sahip olduğu içerden öğrenilen bilgiler mevcuttur. Bu yüzden bazı durumlarda belli şirketlerin fiyatlaması oldukça uygun olarak değerlendirilse de bu fiyatlama içten öğrenenlerin sahip olduğu bilgi sayesinde kötü bir gelişmenin fiyata yansıması sonucuyla oluşabilir. Yani ortada bir fırsat olmayabilir tam tersine bu ucuz fiyatlama yatırımcı tarafından bilinmeyen kötü bir gelişmenin sonucu oluşmuş olabilir.



(2) Detaylı analiz yapmak, bir şirket hakkında her gün çıkan haberleri kontrol etmek, forum sayfalarına günlük olarak göz atmak, gerçek bilgiye ulaşmak, alakasız birçok mesajı okumak zorunda kalmak, şirketin KAP sayfasına günlük olarak bakmak, sektörle ilgili gelişmeleri ve şirketin fiyatını günlük takip etmek oldukça uğraştırıcı bir süreçtir. Aslında belli bir şirket araştırılırken o şirket hakkındaki bilginin çoğuna ilk birkaç saatte ulaşılmaktadır ve bilgiyi kusursuz hale getirmek için girişilen ilave çaba sırasında marjinal fayda azalmakta ve araştırmanın veriminde önemli ölçüde düşüş meydana gelmektedir. Yatırımcı yatırımlarında bu kadar titiz davranmak isterse yatırım yapabileceği alternatifleri ve şirketlerin sayısını ciddi şekilde azaltacaktır ve bu yüzden araştırmaya zaman kalmayan birçok fırsat kaybedilecektir.

(3) Analistlerin hazırladığı raporlar çoğu zaman içinde değerli bilgiler barındırsa da cazip bir yatırım fırsatını sunmaktan ziyade bir görevi yerine getirmek ve beklentiyi karşılamak amacıyla maaşlı çalışanlar tarafından hazırlandığı unutulmamalıdır. Çoğu zaman bu raporlarda bir alım tavsiyesi verilmiş olsa da raporu hazırlayan bu duruma bir görev olarak baktığı için ayrıca cazip bir alım fırsatı olarak değerlendirmese de ya da raporundaki verilere güvenmese de belli dönemlerde belli sayıda rapor hazırlamak zorunda olduğu için çok sayıda tavsiye vermek zorundadır ve tavsiyelerin sayısı arttıkça haliyle niteliklerinde de düşüş meydana gelmektedir. Gerçek bir değer yatırımcısı bir yıl boyunca yalnızca birkaç tane alımla yetinebilirken ve bazı yılları pas geçebilirken analistler her ay belli sayıda rapor yazmak ve tavsiye vermek zorundadır.
İlk yatırım yapılırken herhangi bir noktanın kaçmaması için bu raporları okumak faydalı olacaktır. Fakat yatırım yaptıktan sonra aynı detayda bu raporları takip etmeye gerek olmayabilir.

(4) Fiyatı ucuz kalmış çoğu şirkette belirsizlikler ve risklerin fiyatlanması durumu söz konusudur. Ne kadar tecrübeli olunsa da bazı durumlarda bu risklerin varlığı gözden kaçırılabilir ya da gerçekleşme ihtimalleri yanlış değerlendirilebilir. Riskler doğru belirlenmiş ve olasılıklar doğru ölçülmüş olsa da yatırım yapıldıktan sonra kötü bir senaryo gerçekleşebilir ve haliyle yatırım zararla sonuçlanabilir.

(5) Bir şirkete yapılan yatırım ne kadar yüksek olursa yalnızca elde edilebilecek kazancın potansiyeli değil riskin büyüklüğü de artmaktadır. Yanlış bir hisse seçiminde portföyün önemli bir bölümün kaybedilmesi uzun vadeli yatırımda telafi edilemeyecek hasarlara yol açabilir. Stoploss stratejisinin uygulanması durumunda ise potansiyeli olan şirketler fiyatının daha düştüğü ve daha cazip hale geldiği zamanlarda satılacak ve seri halde stoploss yaşanması durumunda portföyün azımsanmayacak bir bölümü kaybedilebilecektir.

Bütün bu kriterler bir arada değerlendirildiğinde, varılabilecek sonuçlar:

a-        Bir şirkete ilk yatırım yaparken mümkün olduğunca titiz davranılsa da yatırımın ardından gündemde olmayan şirketler için yapılacak detay takibin maliyeti getirisinden fazla olabilir. Bu nedenle araştırmaları ve takibi ihmal etmemek kadar ölçüsünde yerine getirmek ve abartmamakta önemlidir.

b-        Yatırımdan sonra portföydeki şirketlere sınırlı miktarda zaman ayrılması durumunda farklı sektörleri ve şirketleri analiz edebilmek için daha çok vakte sahip olunacaktır. Özellikle araştırmaların ilk birkaç saatinin daha verimli olması nedeniyle araştırmalar en verimli oldukları zaman diliminde yapılarak çok sayıda sektör ve şirketin araştırılması ve bilgi sahibi olunması mümkün olacaktır.

c-  Değer yatırımı sırasında belli bir şirket hakkında sahip olunamayan bilgiler ve beklenmedik riskler de hesaba katılarak belli bir güvenlik marjı hesaplanması belirsizliğin fiyatlamaya dahil edilmesini sağlayacaktır. Çok sayıda şirketi analiz ederek ve güvenlik marjlarını fiyata yansıtarak hareket edilmesi durumunda az sayıda yatırıma göre daha ideal sonuçlar elde edilebilecektir. Güvenlik marjı hesaplanırken (1) Piyasa riski (faiz, enflasyon, ekonomik büyüme), (2) Sektör riski (Sektördeki belirsizlikler), (3) Şirketin gelecek karındaki belirsizlikler(4) Şirketin yaptığı işin ne kadar tanındığı ve değerleme yaparken yapılabilecek olan hatalar dikkate alınmalıdır.

d- Belli bir sektör için en fazla %20 (ideali %10) ve belli bir şirket için en fazla %10 (ideali %5) pay ayrılması durumunda sahip olunan portföy hem belli sektörlerin hem de belli şirketlerin sahip olduğu risklere karşı hedge edilmiş olacaktır.

e- Bir şirketin fiyatının cazip olarak değerlendirilmesi, o şirkete ait fiyatlamanın daha da uygun seviyelere inmeyeceği anlamına gelmemektedir. Bu yüzden alımları kademeli olarak yapıp, özellikle betası yüksek, olumsuz gelişmeler yaşamış ya da riskli şirketlerde kademelerin arasını açıp 2. ve 3. Kademe alımları yapmadan önce ciddi miktarda düşmesini beklemek mantıklı olabilecektir.

f- Yatırımların zamana yayılması, ancak cazip fırsatlar oluştuğunda yatırım yapılması ve her zaman oluşabilecek yeni cazip fırsatlar için nakit bulundurulması değer yatırımcıları tarafından izlenebilecek diğer makul stratejilerdir.

Enerjisa (ENJSA) Analizi





6 Mart 2010 Cumartesi

Borsa Cazibe Kazaniyor

Subat ayinin sonunda Turkiyede ic politikadaki gerilme, Dunyada ise coken Yunan ve Portekiz ekonomileri IMKB 100 endeksinin yaklasik 10%luk bir dususle 50 000 seviyesine inmesine neden oldu.

Kriz sonrasi enflasyonun dususuyle Turkiye Merkez bankasinin hizli bir sekilde faizleri indirmesi 2 yil once hayal bile edemeyecegimiz sekilde gosterge faizde ciddi bir dususe neden oldu. Oyleki TUFE'ye endeksli tahvillerde reel faizler 12% seviyesinden 3% seviyesine kadar indi. Iskontolu hazine bonolari ve diger degisken faizli tahvillerde ise yil sonu enflasyonun yuksek cikmasi durumunda yatirimcilar birakin kazanci reel kayip bile yasayabilirler. Haluk Bürümcekçi de son yazdigi yazida enflasyon uzerindeki yukari yonlu risk ve yukselen enflasyon seviyesinden bahsetmis.

Son zamanda yukselen enflasyon nedeniyle ne mevduat hesabi ne altin ne de hazine kagitlari hic cazip degil. Borsa ise 50000 gibi gecen yila gore cok yuksek bir seviyede olmasina ragmen sirketlerin P/E (Piyasa Degeri/Kar) degerlerinin halen daha makul seviyelerde bulunmasi nedeniyle cazibesini koruyor. Bence borsaya bir miktar yatirim mantikli, fakat derin bir yatirim icin halen daha ciddi dususlerin beklenmesi gerektigi kanaatindeyim. Zira onumuzdeki yil secim yili ve secime girerken neler yasayacagimizi kestirmek cok da mumkun degil.

21 Şubat 2010 Pazar

Risk Yönetimi, Alternatif Yatırım Araçları

Günümüzde çoğu insan birikimlerini nereye yatıracağını bilmemektedir. Çoğu zaman güvenli yatırım aracı diye seçilen yatırım enstrümanları hem farkında olmadan portföylerde yüksek risk oranlarına hem de maddi kayıplara yol açabilmektedir.

İki bölümden oluşacak bu yazımda ayrı ayrı değişik yatırım araçları hakkındaki fikirlerimi ve ideal portföy için düşüncelerimi paylaşmak istiyorum.


Altın


Altın yatırım araçları içinde en güvenli olarak bilinen yatırım aracıdır. Eğer ülkeniz işgale uğramışsa siz de elinize taşıyabileceğiniz kadar eşya alarak göç etmek zorundaysanız ve de ekonomik sistem çökmüşse gerçekten de altın en iyi yatırım aracı düşüncesi doğru olabilir. Fakat altının tarihsel fiyat değişimine baktığımızda uzun vadede bırakın kazancı reel kayba yol açtığı görülmektedir. Burada önemli nokta Dünyanın en büyük ekonomisine sahip Amerikada bile enflasyonun olduğunu bilmek ve geçmişteki altın fiyatlarına bakarken enflasyonu da hesaba katmaktır. Dönemsel olarak pozitif getirileri olabilir ama uzun vadede gerek Dünyadaki nüfus artış hızının giderek yavaşlaması, gerek yeni bulunan altın rezervleri ve maden işletmelerinin her yıl piyasaya sürdüğü tonlarca altın gerekse çeşitlenen yatırım enstrümanları nedeniyle altına olan ilgilin giderek azalması, son olarak ise merkez bankalarının altın rezervlerini artırmak yerine azaltması nedenleriyle altının fiyatının uzun vadede gelecekte de düşeceğini düşünüyorum. Küçük yatırımcı olarak altının dönemsel yükselmelerini de yakalayamayacağımızı düşünmem nedeniyle altına yatırımı düşünmüyorum.

Borsa

Borsa farklı sektörlerden çok sayıda şirkete yatırım yapabilme şansı sunduğu için en ideal bulduğum yatırım aracıdır. Borsanın avantajları istatistiklere göre Amerikada en çok kazandırmış yatırım aracı olması, çıkmak istediğiniz zaman hisselerin satışının çok kolay oluşu, bazı hisselerin yıllık temettü gelir fırsatı sunuşu, paranızın az olmasına rağmen büyük şirketlere yatırım yapabilme şansı sunmasıdır. Türkiye için geçmişte özellikle 1990-2000 arası dönemde en çok kazandıran yatırım aracı hazine tahvilleri olsa da borsanın gelecekte en çok kazandıran yatırım aracı olacağını düşünüyorum.

Fakat borsaya yatırım için kısa süreli yüksek dalgalanmalara hazırlıklı olmak; portföyün tamamını borsaya gömmekten kaçınmak; yavaş ama istikrarlı hareketlerde bulunmak gerektiği fikrindeyim.

Genel portföy dağılımı ve diğer yatırım araçları hakkındaki düşüncelerimi bir sonraki yazıma bırakıyorum.

Varlık Fiyatlama Modelleri Ne Kadar Etkin?

Genç bir sporcu olduğunuzu düşünelim. Hasta olduğunuzda ya da sakatlandığınızda performansınız  düşebilir fakat kendinizi toparlamanız da ge...